9 Eylül 2009 Çarşamba

Zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi

Ülkemizde eğitim sisteminde ve işleyişinde ciddi aksaklıklar var. Bunu son dönemlerde sıkça görüyoruz. Daha önceki sayılarda felsefe dersinin değişiminden bahsetmiştik. Fakat şimdi başka bir derse değineceğim. Dersimiz Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi. Yalnız yazımda din kültürü dersi diyeceğim.


Din kültürü dersi bir 12 Eylül darbesi sonrası eğitime zorunlu olarak giren bir derstir. Öncelikli olarak buna değinmek gerekir çünkü asıl olarak önemli olan bu kısımdır. Darbe; “bir kargaşa toplumda düzensizlik olduğu için yapılmıştır.” Din burada çok işe yarayan bir unsur olarak kullanılabilinir. Çünkü din devletin olamadığı yerde de olabilir. Kaosa sürüklenen toplum yönetilemez bir hal alır ve burada devreye din girer. Her insan yalnız kaldığında bile suç işlemez kötü yollara başvurmaz. İşte devletin amacı da tam da budur. Çocuklar daha küçücük yaşlarda beyinleri yıkanarak bunlara hazırlanır. Diğer derslerde bunlara katkı sağlar. Tamamen bir beyin yıkama mekanizmasına dönüştürülmüş okuldan, çok fazla genç beyinleri yıkanmış olarak mezun olur ve “vatana millete hayırlı” birer köle olurlar. Buna çok basit bir örnek vermek istiyorum: Mesela Hindistan’da insanlar reenkarnasyona inanırlar. Bu inanışa göre insanlar öldükten sonra başka bir kişi olarak dünyaya tekrar gelirler. Hindistan’ da binlerce insan resmen açlıktan kırılıyor. İşte reenkarnasyon da kast sisteminden bugüne miras kalan bir dinden başka bir şey değil. Din bir toplumda başka bir amaçla kullanılamaz.

Bu ders ülkemizde zorunlu derslerden bir tanesidir. Özüne baktığımızda din deyince bir sürü farklı din akla gelmelidir. Yeryüzünde yüzlerce din bulunmaktadır. Şu anki sistemde din kültürü dersinde sadece İslam dini üzerine yoğunlaşmış bir dogmalar bütünü önümüze getiriliyor. Çocuklar Türk-İslam sentezi denilen beyin yıkamaya çok küçük yaşlardan itibaren tabi tutuluyorlar.

Ahlak kısmına da değinmek gerekirse; bu durumda da bir farklılık yok. Öğrenciye doğrudan İslam ahlakı veriliyor. Bu kavram da İslam dini üzerinden öğrenciye aktarılıyor. Yani doğru ahlak budur bunun haricindekiler doğru değildir gibi bir sonuç ortaya çıkıyor. Hatta bunu İslam dininin peygamberi üzerinden gerçekleştiriyorlar. Örneğin bu başlıklardan bir tanesi; Hz. Muhammed ve onun güzel ahlakı.

Ülkemizde bu ders kanunla korunuyor. Yani kanunlarda bu desin zorunlu olması var. Her isteyen bu dersten muaf olamıyor. Muaf olmak için İslam haricinde bir dine mensup olmak gerektiği bu kanunlarda geçiyor. Şimdi çelişkiye bakın. Din kültürü dersi; bir sürü dini anlatan ders! Fakat muaf olmak için “İslam dini” dışında bir dine mensup olmak gerekiyor. Bu kadar komik bir şey olamaz. Resmen bu dersin asıl konusunun İslam dinini öğrenciye aşılamak olduğunu kanununda bile söylemiş bulunuyorsun. Ki buna rağmen başka bir dine/mezhebe mensup ya da tanrıtanımaz öğrenciler bu derse zorunlu olarak alınıyor.

Sonuç itibariyle din dersleri ortadan kaldırılmalıdır. Aynı kimliklerdeki din ibaresinin de kaldırılması gibi. Devlet sünni İslam kimliğinden arınmalı, devlete bağlı bir din kurumu (Diyanet) olmamalıdır. Genç beyinlerin din, milliyet gibi zehirlerle bulandırılması yalnızca egemen sınıfların çıkarınadır.



Karakalemist

Hiç yorum yok: