
4 Kasım 2009 Çarşamba
10. Sayı - İçindekiler

IMF ve Dünya Bankası Toplantıları
İhsan Neyle Yaşar? (What Keeps Ihsan Alive)
3 Kasım 2009 Salı
Birkaç Küçük Çizik... (Unos Cuantos Piquetitos)

Kürt Sorunu'nda Çözüm-Kalım Arası Açılımlar
Türkiye - Ermenistan İlişkileri
1 Kasım 2009 Pazar
Öğrenci Postası
Adına düş denilen uykusuzluktur uykusundan uyanan
Uyuyamamanın bütün halleridir,
Frenleri boşalan dört tekerlekli bisiklettir,
-Acımasızdır,
Sessizliğin birden herkes uyurken küçülmesidir-
iki tekerlekten vazgeçmektir
adı İmge olan bir kuştur
Küçük çocuk resimlerinin büyümesidir.
Yolculuktur,
Akşam haberleridir
Krizdir,
Yağmura rağmen giyilen spor ayakkabılardır
Çiçek Abbas’tır
Kırmızı,
Kapital veya şiirdir
Oysa
Çocuklardır
Sokaktır hepsi,
Şehr-i tiyatrodur
Resim ve boya parasının sonuna kadar harcanmasıdır.
Liman arkası ve Hoştepeden
Görünürdür.
Evet
Biliyorum
Çoğu için
Yıkımdır
Dahası
Gökyüzünün altındadır
Sağım solum sobedir.
Yanımızdadır.
Şimdilik küçük adımlardan sadece birkaçıdır
Büyümektedir.
Üniversiteler Yeni Zamlarla Birlikte Açıldı
19 Ekim 2009 Pazartesi
17 Ekim 2009 Cumartesi
Bienal İçin

Smania
Yağmurlar hangi ülkenin vatandaşıdır bilir misiniz,
Ya bulutlar gökyüzü,
Kediler, kuşlar…
Hangi gümrük memuru sormuştur pasaportunu güneşe,
Kim durdurabilmiştir rüzgarı sınırda,
Öylesine sıcak, öylesine bozkırdan kuzeye akarken,.
Söyleyin ne olur,
Sabah ayazları,
Çırılçıplak ayaklar
Ve usulca önümüzde büyüyen bahar sabahları
Hangi ülkenin vatandaşıdır?
Japon
Çin'de “Sosyalizm” Maskesi Altında 60. Yıl Kutlamaları
Izgnanie / The Banishment / Sürgün
Cinsel Devrim - Aile Sorunu
Güneş de Doğar
Die Welle
Gazetecinin Ölümü
Resmini bir türlü yapamadım
Dağılmış bir yanında yatıyor fotoğrafları
Kalemi yokuştan aşağı iniyor tıkır tıkır
Küçük el yazısıyla not ettiği şiirleri
Uçuyor rüzgarda...
Karışıyor mazgaldaki kokuya kan kokusu
Ve en tuhafı da ne biliyor musun?
Bir gece vakti sokak ortasında vurulan gazetecinin üstünü
Mahalleli gazete parçalarıyla örttü.
Sıkıntının Günlüğü
Hayat ne kadar sıkıcı…
Saat hiç ilerlemiyor…
Bir dakika daha geçti…
Paranın da bir değişken olarak bulunduğu tüm denklemler çözümsüz…
En iyisi ‘’normal şartlar altında’’ kurulan tüm bu denklemlerdeki şartların normalliğini değiştirmek…
Kaygılar, kaygılar, kaygılar…
Yaş-lan-mak…
Karınca ordusu karnımda bir yerden bir yere göç ediyor…
Her şey değişir de mavi gömleğin mavisi nasıl aynı kalır?
Deterjan reklâmı gibi…
Aslında, belki de hiç bir şey değişmiyor…
Yemek yapmak, çamaşır asmak…
Üstelik aitlik hissi olmadan, zaman denen olgunun hareketinin yavaşlığına katlanabilmek için…
Siyah saçlar, siyah gözler, siyah, siyah, siyah…
Düzenin karmaşası, karmaşanın rutinliği…
Erkekler ve kadınlar özgüvensiz ama mutlu…
Gülümseyen dişler kime acaba?
Sonra sayılabilirlik, sayılamazlık, aymazlık…
Gelmeler, gitmeler…
Kime olduğu bilinmeyen söylenmeler…
Ve belki en acıklısı dönüş üstüne söylenenler…

